Nasreddin hoca camide cemaate sormus,
- ey müminler siz benim bugun ne soylıyecegımı bılıyormusunuz
- cemaat hayır hocam bılmıyoruz der
- hoca e bilmiyorsanız zaten önemli degıl der gıder.
ertesı gun olur yıne hoca camıde cemaate sorar
- ey mumınler sız benım bugun ne soylıyecegımı bılıyormusunuz
- cemaat evet hocam der
- hoca;e madem bılıyorsunuz soylememe gerek yok der gıder.
Bu sefer cemaaat aralarında anlasır hoca yıne aynı soruyu yarın sorarsa bı kısım bılıyor bı kısmımızda bılmıyor desın der ve yarın hoca camıde yıne sorar
- ey müminler sız benım bugun ne soylıyecegımı bılıyormusunuz
- cemaat anlastıgı gıbı bır kısmı bılıyoruz bır kızmı bılmıyoruz der,
- hoca o zaman der bilenler bilmeyenlere anlatsın der.
Bir gün öğretmen sınıfta uyuyakalmıştı,
uyanınca hatasını örtmek için küçük bir yalan uydurur,
-Rüzgârlar ülkesinin Kralı ile randevum vardı der.
Ertesi günü bir öğrenci uyuyunca öğretmen sopa ile uyandırdı ve Sınıfta uyumaya nasıl cesaret edersin diye sorunca:
-Öğrenci: Benim de rüyalar ülkesi Kralı ile randevum vardı der.
-Öğretmen: Pekâlâ kral ne söyledi diye sorunca.
-Öğrenci: Kral ben sizin öğretmeninizi dün hiç görmedim dedi.